Rehberlik Açısından The Sopranos Dizisi

Rehberlik kapsamında dizileri etüd edelim istedim beraber. Son günlerde bitirme fırsatı bulduğum bu diziden başlayalım istedim: The sopranos. Çünkü çok özel bir dizi bizim kültürümüz için de. Ama siz izlemeyin çünkü dizi +18.

Dizi Amerika’daki İtalyan göçmeni bir mafya ailesini konu ediniyor. İtalyan anneleri Akdeniz kültüründen gelmektedir. Akdeniz annelerinde baskıcı bir üslup vardır, oğullarının başarılı olması için ellerinden geleni yaparlar. Bunun için kocalarına da çocuklarına da psikolojik baskı yapmaktan çekinmezler. İstedikleri yapılmadığında büyük acı duyarlar o yüzden sizin de acı duymanızı isterler -sütlerini helal etmeyecekleri tehditleri veya terlik acı çekmeniz içindir- Ya da kendileri çok acı çekiyor gibi yaparlar sırf isteklerini yerine getirmeniz için. Hepimizin annesi kutsal ona sözüm yok ama bu İtalyan anneleri yok mu 🙂

maria bayo 883876 1280

Manipülatör Akdeniz annelerinin elinde yetişkin olamayan erkek çocukları yetişir. Yani 40 yaşına da gelseniz yetersiz hissedersiniz. Hep bi şeyleri eksik yaptığınızı düşünür acı çekersiniz. İsterse ODTÜ’de okuyun sizin gözünüzde bir hiçtir. Yeterli gelmez daha çok çalışmış olsaydınız daha iyi bir yerde olacağınızı düşünürsünüz çünkü. Tamam ODTÜ’yü biraz abarttım, ODTÜ’yü kazanabilirseniz emeğinizin karşılığını almış hissedersiniz. Burada demeye çalıştığım ancak %1’in güzel bir üniversiteye gidebildiği bir sistemde %99’un mutsuz olmaya mahkum olacağıdır. Tabi böyle olmaması için doğru düşünme tarzlarını benimsememiz gerekiyor.

Akdeniz annelerinin elinde bir oyuncaktan farksız olan babalar da size güven vermez, ihtiyaç duyduğunuz korumayı sağlayamaz. Çünkü o da karısından korkuyordur yani Akdeniz annesinden. Ben korkmam tabi niye korkayım bulaşığımı yıkamışım çamaşırımı asmışım ütüler tamam 🙂

The sopranos dizisini izlerken bunları rahatlıkla görebilirsiniz ya da etrafınıza dikkatli bakarsınız. O yüzden biran önce geleceğinizi ellerinize almanız gerekmektedir.

deer 1367217 1280

Öncelikle kendinize anne ve babanızın başaramadığı şeyleri başarmak zorunda olmadığınızı hatırlatın. Bu hayata sizi anne ve babanız getirdi bu doğru ancak anlamaya başlamış olmanız gerekir ki belalı bir dünya bu. Yani mesela bana sorulsaydı bu dünyaya asla gelmek istemezdim. O yüzden kusura bakmasınlar ama anne ve baba olarak benim mutlu olmam için elinden geleni yapmak zorundalar ben onları mutlu etmek zorunda değilim. Çünkü bu dünyaya gelmemden onlar sorumlu.

feet 932346 1280

Bunları rahat rahat tembellik edin diye yazmıyorum. The sopranosta güzel bir durum vardı buna benzer. Terapi gören sosyopatlar daha çok suç işliyorlarmış. Yani size anlayış gösterildiğinde vicdan azabı çekmeden tembellik etmektesiniz diye yorumlayabiliriz bu durumu. Yani anne babaların elinin kitlendiği nokta burasıdır. Sizin ilerde mutlu olmanızı istemektedirler. Bunun da başarıdan geçtiğini bilmektedirler. Başarılı olmanız için sert yaparlar yumuşak yaparlar çoğunlukla da ne yaptıklarını bilemezler. Siz de ilerde onlara günlerini göstermek istersiniz ama ilerde bugünkü anne babaları bulamazsınız. İlerde bambaşka, sevecen, normal insanlar bulacaksınız çünkü gerçekte de böyledirler ancak sizi ders çalıştırabilmek için rol yapmak zorunda kalmışlardır. Kızgın rolü, anlayışlı rolü, ne yapacağını şaşırmış rolü hepsi sadece bir roldür. Yani ilerde ailenizle yüzleşmek gibi bir düşünce sadece hayaletleri kovalamanıza sebeb olur o yüzden canınızı sıkıyorlarsa onlara bunu saygılı bir şekilde ŞİMDİ söyleyin. The sopranos dizisinde de Tony annesiyle konular hakkında yüzleşme yaşamak istediğinde annesi alzheimer olmuştu. Hayaletleri kovalamaya gerek yok.

İçinden çıkılmaz paradoks şudur: ilerde mutlu olabilmek için bugün mutlu olmak zorundasınız ve aynı zamanda başarılı olmak zorundasınız. Başarılı olmak için de bugün istediğiniz kadar oynayamaz ve gezemezsiniz. Bu da sizi mutsuz eder. Bugün mutsuz olursanız da ilerde başarılı olsanız bile mutlu olamazsınız. Bugün mutlu olmayı ve aynı zamanda çalışkan bir öğrenci olmayı aynı anda başarmak zorundasınız. İlerde mutlu olmak istiyorsanız.

Bir önceki paragrafı yazmış olmama rağmen şunu rahatlıkla söyleyeceğim başarılı olmak zorunda değilsiniz. Ama bu kafa 40 yaşından sonra geliyor. Çünkü hiçbir zaman istediğiniz kadar ilgi ve övgü elde edemiyorsunuz. Öyleyse başarılı olmanın ne anlamı var değil mi? İstediğiniz kadar başarılı olun ya da fenomen olun. Bu asla yetmiyor çünkü ilgi ve övgüyü bencilce istiyoruz yani karşılığında hiçbir şey vermeden. The Sopranosta evlilikte hep bekleyemezsin karşılığında senin de bir şeyler vermen gerekir diyordu Tony Sopranos.

Not: The Sopranos bir mafya ailesi olduğu için zor bir aile yapısı sunuyor o yüzden itiraf etmem gerekirse rehberlik açısından çok uygun bir dizi değil ancak üzerine düşünmeye değer.

Soruyu paylaşın

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on print
Share on email